Created by potrace 1.14, written by Peter Selinger 2001-2017

Ağız ve diş sağlığı sözlüğü

  • 0640a

    Absans
    Kısa süreli şuur kaybı.

    Abse
    Çevre dokulardan kese tarzında doku ile sınırlı içerisi cerahat ile dolu oluşum.

    Absorbsiyon
    Emilme

    Adeviz Sistemler
    Dişleri onarmak, iyileştirmek ya da daha estetik görünmesini sağlamak üzere dişe yapılan ilavelerdir. Diş yüzeyine güçlü bir yapıştırıcı madde ile tutturulmak suretiyle uygulanır.

    Adrenalin
    Böbreküstü bezlerinin iç kısımları tarafından salgılanan bir hormondur. Bu hormonun görevi, organizmayı acil harekete hazırlamaktır ve etkisini, nabzın atışı, kanın iç organlar ve deriden kaslara sevk edilmesi, karaciğerdeki glikojenin glikoza değişmesi ve böylelikle acil bir enerji kaynağı sağlanması şeklinde gösterir.

    Afoni
    Kısmi veya tam ses kaybı. Afoni sebepleri, genellikle konuşma kaslarını kontrol eden sinirlerin hastalığı veya zedelenmesi, boğaz, gırtlak hastalıkları veya nörozdur. Histerik afoninin nedeni, şuuraltı, hiç konuşamamak veya özel bir durumda konuşmamak arzusudur.

    Aglütinasyon
    Sıvı bir süspansiyonda, ufak cisimciklerin bir araya gelip birbirlerine yapışmasıdır.

    Agorafobi
    Geniş, açık bir sahada yalnız kalınca hissedilen, kontrol edilemeyen bir korkudur.

    Ağız Duşu
    Bakteri plağı ve debrisi temizlemek amacıyla diş etlerinin üzerine ve altına mekanik bir yöntemle su püskürtmek.

    Ajitasyon
    Kişinin etrafa saldırganlığı, aşırı aktivitesi ile karakterize durum.

    Akne
    Yüz, omuzlar, sırt ve göğüsteki yağ bezleriyle ilgili kronik bir deri hastalığıdır.

    Alveoler Kemik
    Dişlerin köklerini saran kemik.

    Amalgam 
    Kaviteleri/oyukları doldurmada kullanılan dolgu maddesi. Halk arasında metal dolgu olarak bilinen bu madde, genellikle gümüş, bakır, kalay, biraz çinko ve civanın (yaklaşık %50) karışımından oluşur.

    Amnezi 
    Hafızanın kısmen veya tamamen kaybolması.

    Anemik 
    Kan değerleri düşük olan, yani kan sayımında eritrosit sayıları ve hemoglobin miktarı düşük olan kişi.

    Anerji 
    Özel bir antijene cevap verilmemesi hali. Organizmanın savunma yeteneğinin kaybolması.

    Anestezi 
    Doktorlar, ameliyat sırasında ağrı duymaması için, ameliyattan önce hastaya bir iğne yapar ya da solunum yoluyla bir gaz verirler. Hastanın bilincini yitirerek uykuya geçmesine narkoz, böylece vücudundaki ağrıları duyamayacak duruma gelmesine anestezi, bu duyu yitimine yol açan maddelere de anestezik denir.

    Antienflamatuar 
    İltihabi reaksiyonu önleyen madde, ilaç.

    Antiseptik 
    Mikropları, yani insan, hayvan ve bitkilerin dokularına yerleşerek hastalığa yol açan bakteri, virüs, mantar gibi tek hücreli asalak canlıları yok etmek için kullanılan madde.

    Antiviral 
    Virüslara etkili, virusların zararlı etkilerini önleyen.

    Anug 
    Akut Nektorik Ülserli Gingivitis’in kısaltması; daha çok çukur ağız yada Vincent ve sıklıkla stres ve/veya sigara içmeyle ortaya çıkar.

    Apandisit 
    Kör barsak iltihabı.

    Apeks 
    Uç, tepe, zirve. Diş kökünün ucu.

    Apikal Rezeksiyon 
    Kök ucundaki bir enfeksiyonu tedavi etmek için dişin kök ucunun çıkartılması.

    Asetilsalisilik Asit 
    Yaygın olarak kullanılan ve bilinen aspirinin kimyasal adı.

    Aşil Tendonu 
    Baldır arka kısmındaki kas grubunun, topuk kemiğine birleşmesini ve ayağın aşağı yukarı hareketini sağlayan yapı.

    Ataşman Seviyesi 
    Periodontal liflerin ataşman seviyesinin sayısal ölçümüdür. Genellikle periodontal cep derinliğinin ölçümü ve diş eti çekilmesi (gingival recession) ölçümünün bir araya getirilmesiyle bulunur. Ataşman seviyesi, periodontal hastalıkların seyrini ve tedavinin başarısını değerlendirmede kullanılan en önemli ölçüm yöntemlerinden biri olarak kabul edilir.

    Bağışıklık 
    Belirli bir mikroorganizmaya karşı vücudun direncidir. Aktif ve pasif olmak üzere iki tip bağışıklık (immünite) vardır. Aktif immünite, hastalığın, çok hafif de olsa, bizzat geçirilmesiyle oluşur. Hastalığa neden olan organizmalar, vücutta antikor reaksiyonları uyandırırlar ve bu reaksiyonlar, bazı vakalarda, hayat boyu devam eder. Pasif immünite ise, antikor reaksiyonu uyandırıcak nitelikte, fakat kuvveti azaltılmış veya değiştirilmiş olan mikropların vücuda aşılanmasıyla oluşur.

    Bakteri 
    Tek hücreli mikroorganizmalardır. Bunlar, mantarlardan küçük, fakat virüslerden büyüktürler. Bazıları hastalık yapıcı, bazıları zararsızdır; bazı bakteriler ise, faydalıdırlar.

    Barbitürat 
    Sinir sistemini uyuşturucu etkileri olan maddelerdir.

    Benign 
    İyi huylu.

    Beriberi 
    B vitamini noksanlığında meydana gelen ağır bir polinevrit.

    Biberon Çürükleri 
    Bebeklerin ve çocukların özellikle üst ön dişlerinde görünen, çoğunlukla biberon ve emzik yoluyla tatlı sıvıların verilmesi ya da dişlerde uzun süre tutulması nedeniyle oluşan çürüklerdir.

    Bifurksyon 
    İki dala ayrılma yeri.

    Bikonkav 
    Her iki yüzeyide konkav, iç bükey veya oyuk olan.

    Biyopsi 
    Canlı bir dokudan muayene edilmek üzere küçük bir parça alınması.

    Bölgesel Anestezi 
    Çenenin büyük bölümünde etkili olan bir sinire anestezi uygulanması; genellikle alt çenede, bu alanda dişleri, dili ve çenenin o bölümünü hissizleştirebilir.

    Bradikardi 
    Kalbin dakikadaki atım sayısının azalması.

    Bronchiolitis 
    Solunum sisteminin en küçük fonksiyonel üniteleri olan bronşiollerin iltihabına denir.

    Bruksizm 
    Hasta uyurken dişlerin istemsiz olarak ve sinirle gıcırdatılması.

    Bukkal 
    Tıpta yanağa verilen isimdir. Aynı zamanda ön ve arka dişlerin yanağa bakan yüzeylerini tarif etmek için de kullanılır.

    Caries 
    Diş çürükleri ve oyukları için kullanılan teknik bir terimdir.

    Cavitron 
    Dişleri temizlemek için yüksek frekanslı dalgaları kullanan bir diş hekimliği aleti.

    Cellulitis 
    Yoğun şişmeye neden olan kontrolsüz enfeksiyon. Bu tehlikeli bir durum olduğundan en kısa zamanda diş hekimi yada doktora başvurulmalıdır.

    Cementoenamel Junction (CEJ) 
    Sement-diş minesi birleşimi. Diş ve kökün birleştiği noktadır.

    Cementum 
    Dişlerin köklerini kaplayan sert doku.

    Cerahat 
    Alyuvarlar, bakteri ve yıkılmış doku kalıntıları gibi iltihap ürünlerini kapsayan doku sıvısıdır

    Cerrahi 
    Tıbbın en eski dallarından biridir. İlaçla ya da başka tedavi yöntemleriyle iyileştirilemeyen hastalıkların, yaralanmaların, vücuttaki yapı bozukluklarının ameliyatla onarılmasına ya da hastalıklı organı kesip çıkararak iyileştirilmesine dayanır.

    Çene (Alveol) Kemiği 
    Diş kökünün etrafını kaplayan kemiksi yapıdır, diş kökünün çene kemiğine tutunmasını sağlar. Periodontal hastalıklar bu kemiğin erimesine yol açar.

    Çukur Ağız 
    Ciddi ağız yaraları ve doku kaybı ile belirginleşen diş eti hastalığı.

    Çürük 
    Bakterilerin ürettiği asitin neden olduğu diş yapısındaki bozulma.

    Debridman 
    Periodontal ceplerdeki bakteri, tartar gibi tahriş edici oluşumları temizleyerek, komşu dokuların iyileşmesini sağlamaya yönelik bir bakteriyel enfeksiyon tedavi yöntemidir.

    Deformite 
    Şekil bozukluğu.

    Dejenerasyon 
    Dokuların normal yapılarının bozulup normal fonksiyonlarını yapamıyacak hale gelmeleri.

    Dekompresyon 
    Baskı yapan gücün veya baskının kaldırılması.

    Dekonjestan 
    Konjesyonu azaltan.

    Delirium 
    Zehirlenmeler, ateşli hastalıklar, epilepsi, histeri ve akıl hastalıklarında görülebilen, titreme, hallüsinasyonlar ve saldırganlıkla birlikte bilincin kaybolması tablosuna verilen isim.

    Demineralizasyon 
    Diş minesinin alt yüzeyinde meydana gelen mineral kaybı, diş yüzeyinde beyaz bir nokta şeklinde görünebilir.

    Dental Rezin 
    Dişlerde aşırı hassaslık halinde dişlere uygulanan bir madde. Sadece diğer tedavi yöntemleri başarısız olduğunda bu yola başvurulmalıdır.

    Dental Vernik 
    Aşırı hassas dişler için sodyum florür içeren bir tedavi yöntemidir. Diş yüzeyine uygulanan vernik, dentinin dış yüzeyini kaplar ve dişlerde ağrıya neden olan uyarıcıların diş özüne ulaşmasını engeller.

    Dentin 
    Dişin şeklini oluşturan ana dokudur. Diş özü ile diş minesi arasındaki madde olup birçok küçük kanalcıktan oluşur.

    Deontoloji 
    Aynı meslek grubunda olan insanların birbirleri ile olan ilişkilerinde uyulması öngörülen ahlaki, moral değerler.

    Dermabrazyon 
    Deri üzerindeki benler veya yara izlerini ortadan kaldırma amacı ile yapılan kazıma işlemi.

    Desensitizasyon 
    Ağrıya sebep olan uyarıcıları bloke ederek dişlerde hassasiyeti azaltma.

    Deskuamasyon 
    Diş etinin soyulması. Deskuamatif gingivitis hallerinde, bazı kırmızı ve gri noktalara rağmen diş eti dokusu düzgün ve parlak görünebilir. Ancak, diş eti yüzeyi soyularak kanayan ve aşırı derecede acı veren bir hale de gelebilir.

    Distal 
    Ağzın orta çizgisinden uzağa bakan diş yüzeyleri.

    Diş Beyazlatma 
    Dişlerin rengini açmak için uygulanan işlem.

    Diş Çıkması 
    Diş sürmesi.

    Diş Eti İltihabı 
    Cerahatli enfeksiyonun ağız dışına açılması.

    Diş Eti Sarkması 
    Diş etlerinin kenar yüzeylerinin dişten uzaklaşarak sarkması.

    Diş İmplantı 
    Kaybedilmiş bir dişin kökünün yerine operasyonla takılan, genellikle titanyumdan yapılan silindir.

    Diş Minesi 
    Dişin dış yüzeyini kapsayan sert, mineral yüklü, beyaz maddedir.

    Diş Telleri 
    Ortodontistler tarafında dişleri yavaş yavaş doğru şekillendirmek için kullanılan araç.

    Diş Tomurcuğu 
    Diş oluşmadan önceki erken emriyolojik yapı.

    Dolgu 
    Kayıp diş yapısının metal, alaşım, porselen, amalgam, kompozit ile düzeltilmesi.

    Dorsal Yüzey 
    Üst yüzey. Özellikle dil ile ilgili kullanılır. Dilin dorsal yüzeyi.

    Drenaj 
    Bir apsenin vücut dışına çıkarılma işlemi.

    Düzeltme 
    Diş kaybını karşılamak için plastik takma diş yapısı. Genellikle bir diş laboratuarında hazırlanır.

    EEG 
    Elektroansefalografi kelimesi için kullanılan kısaltma.

    Efervesan 
    Suya atıldığı zaman küçük gaz kabarcıkları çıakrtarak köpüren, eriyen.

    Ekolali 
    Hastanın kendisine söylenen kelimeleri anlamsız şekilde tekrarlaması.

    Eksizyon 
    Bir dokunun çıkartılıp atılması.

    Endodontist 
    Kanal tedavisi ile uğraşan diş hekimi.

    Endotoksin 
    Bakteriler ölünce endoktoksin denen zehirli maddeler salgılarlar ve bu maddeler dokularda tahribat yaratır ya da bağışıklık sisteminin tepki vermesini tetikleyerek dokuların bozulmasına sebep olur.

    Ensefalon 
    Beyin

    Erupsiyon 
    Dişlerin diş etinden yüzeye çıkması. Diş çıkarma.

    Exodontia 
    Dişin çekim işlemi.

    Explorer 
    Diş çürüklerini tespit etmekte kullanılan bir araştırma yöntemi.

    Facial 
    Öndeki dişlerin dudaklara bakan yüzeylerini ifade ederler. Ön dişler.

    Farinks 
    Yutak

    Fissur 
    Azı dişlerinin yüzeyinde bulunan girinti ve çıkıntılar.

    Fissur Sealant 
    Diş çürümelerini önlemek üzere kullanılan plastik bir sıvıdır. Fissür örtücüler azı dişlerinin üzerindeki girinti ve çıkıntılara uygulanır. Hemen sertleşen bu sıvı dolgular, diş fırçası ile kolayca temizlenebilecek sığ yüzeyler oluşturur.

    Fistül 
    Cerrahi operasyonun ağız dışına açıldığı alan.

    Flap Operasyonu 
    Bir periodontal operasyon adı.

    Florür 
    Diş çürümelerini ve dişlerde hassasiyeti önlemenin yanı sıra dişleri güçlendirmeye yarayan kimyasal bir bileşim.

    Fluorosis 
    Çok fazla florür kullanılması nedeniyle diş minesinin renginin bozulması.

    Forseps 
    Diş çekmeye yarayan alet.

    Frenektomi 
    Üst ya da alt dudakları diş etine ya da dile ağzın altından bağlayan ince doku kirişi frenum’un alınması.

    Galakto 
    Süt şekeri

    Gangren 
    Dokunun ölmesi

    Gastronomi 
    İyi yemek yeme bilimi.

    Geçici Dişler 
    Bebek dişleri.

    Genel Anestezi 
    Yarı yada tam olarak acı hissinin, koruyucu refleksler ile fiziksel ve sözel etkilere tepkinin kaybedilmesi için gelinen kontrollü bilinçsizlik durumu.

    Gevşek Bakteri Plağı 
    Diş etlerinin üstünde ve altında bulunan, büyük oranda diş eti hastalıklarına sebep olan bakterileri içeren, ağız duşu gibi yöntemlerle ağızdan kolayca yıkanabilen bakteri plağı.

    Gingiva 
    Çene kemiğini kaplayan ve dişlerin etrafını saran yoğun doku. Diş eti.

    Gingival Crevicular Fluid (GCF) 
    Sulkustan sürekli olarak salgılanan sıvıdır. Sağlıklı bir ağızda çok az sıvı salgılanır, ancak iltihab arttıkça bu sıvı miktarı da artar.

    Gingival Marjin 
    Diş etinin diş yüzeyine en yakın bölgesi. Diş eti çizgisi.

    Gingival Recession 
    Diş eti çizgisinin diş köklerine doğru çekilmesi. Diş eti çekilmesi.

    Gingivektomi 
    Diş eti dokusunun alınması.

    Gingivitis 
    Diş eti iltihabı olup, hafif ya da şiddetli olabilir. Diş eti iltihabı diş etlerinde kırmızılık, ödem ve hassasiyete sebep olur.

    GTR 
    Yönlendirilmiş doku üretimi.

    Gülme Gazı 
    Azot gazının genel adı; endişe gidermek ve hastaları rahatlatmakta kullanılır.

    Hallüsinasyon 
    Gerçekte olmayan şeyleri görmek.

    Halotan 
    Anestezik bir madde.

    Hareketli Protez 
    Eksik dişlerin yerini dolduran, çıkarılabilir protez.

    Hemoraji 
    Kanama

    Herpes 
    Uçuk, içi sıvı dolu vezikül.

    Hidrojen Peroksit 
    Diş beyazlatmada kullanılan bileşik (H2O2)

    Hipersensivite 
    Sıcak, soğuk, kimyasal, mekanik ya da osmotik (tatlı veya tuzlu) uyarıcılarla temas ettiğinde dişlerin verdiği ani ve keskin ağrı şeklindeki reaksiyon.

    İdiopatik 
    Oluşumunda bir sebeb gösterilemeyen.

    İhtiyozis 
    Cildin pul pul ve kuru oluşuyla kendini gösteren bir hastalık.

    İkincil Dentin 
    Diş hassasiyetine tepki olarak pulpa tarafından üretilen yapı

    İmmatur 
    Tam gelişmemiş

    İmmobil 
    Hareketsiz.

    İmplant 
    Dişlerin eksik olduğu yerlerde çeneye yerleştirilen metal diş köküdür. Daha sonra eksik dişin yerine geçmek üzere suni diş implantın üzerine yerleştirilir

    İnflamasyon 
    Çeşitli mikrobik ajanlar veya toksinlerine karşı vücudun göstermiş olduğu; hararet artması, kızarıklık ile karakterize iltihabi reaksiyon.

    İnterdental 
    Diş arası. Dişlerin ara yüzeyleri.

    İntermedier 
    Arada oluşan, meydana gelen.

    Jaket 
    Genellikle porselenden yapılan ön dişlere takılan kuron.

    Kabartı 
    Damak ya da alt çene üzerindeki kemiksi şişlik.

    Kalkulus 
    Rengi sarı ile kahverengi arasında değişen, oral hijyenin yetersiz ya da uygunsuz olması durumunda dişler üzerinde oluşan sert kalıntı.

    Kalsiyum 
    Sağlıklı dişler, kemikler ve sinirler için gerekli kimyasal element.

    Kanal Tedavi Terapisi 
    Dişin pulpasının alınıp yerinin guta perca denilen malzemelerle homojen doldurulması işlemi.

    Kanal Tedavisi 
    Kanal tedavisi; ayrıca diş kökünün iç alanı

    Kanin 
    Ön dişler ile azı dişleri arasında yer alan sivri konik dişlerdir. Köpek dişleri.

    Kapanış 
    Üst ve alt dişlerin bir araya gelme biçimi.

    Kaplama 
    Bir dişin görüntüsünü iyileştirmek için diş üzerine doğrudan yapıştırılan plastik ya da porselen yüzey.

    Kavite 
    Çürük temizlendikten sonra dişin içinde kalan boşluk. Oyuk.

    Kemik Kaybı 
    Dişlerin köklerini destekleyen kemiklerde kayıp; diş eti hastalığının bilinen sonucu.

    Kesici Dişler 
    Ağzın ön tarafında bulunan kesmeye ya da kemirmeye yarayan dişler.

    Kesici Uçlar 
    Ön dişlerin ısırmaya/ kesmeye yarayan uçlarıdır.

    Kist 
    Sıvı ile dolu kese.

    Kompozit 
    Oyukları tamir etmek için kullanılan beyaz dolgu malzemesi.

    Kontrol 
    Hastanın sağlığını korumak için ayarlanmış düzenli diş hekimi ziyaretleri.

    Kök 
    Dişi çeneye bağlayan diş yapısı.

    Köprü 
    Bir ya da daha fazla kaybolmuş dişin yerine konması için komşu dişlerden destek alınarak yapılan protez

    Kron 
    Dişin diş minesi ile kaplı bölümü. Aynı zamanda, diş eti çizgisinin üzerindeki doğal dişin tamamının ya da önemli bır kısmının restorasyonu anlamına da gelir.

    Kürteraj 
    Diş etlerindeki/periodontal ceplerdeki hastalıklı ya da zarar görmüş dokuların temizlenmesi.

    Labial 
    Ön dişlerin dudaklara bakan yüzeylerini ifade eder.

    Laminat 
    Dişin dudaklara bakılan yüzeyine yapıştırılan protezler.

    Leke 
    Dış/harici lekeler, sigara, kahve, çay ve yemek gibi dış etkenlerin/maddelerin sebep olduğu dişin dış yüzeylerinde oluşan lekelerdir.

    Lingual 
    Dişin dile en yakın iç yüzeyini ifade eder.

    Lokal 
    Doğrudan enfekte bölgeye uygulanan tedavi.

    Lokal Anestezi 
    Yüzeysel ya da bölgesel vücudun bir bölümünün acı veya ağrı hissine karşı duyarsızlaştırılmasında kullanılan ilaç.

    Maloklüzyon 
    Alt ve üst dişlerin kusurlu kapanışıdır. Kusurlu kapanışın düzeltilmesi ortodontik tedavi ile mümkündür. Kötü ısırma.

    Mandibul 
    Alt çene kemiğini oluşturan, yüzdeki en uzun ve tek hareket ettirilebilen kemiktir.

    Marjin 
    Kenar

    Maryland Köprüsü 
    Sadece komşu dişlerin arka yüzeylerinden destek alınarak yapıştırılan köprü.

    Maxilla 
    Ağzın üst kısmını oluşturan üst çene kemiği. Üst çene kemiği, yüzün orta çizgisinde birleşen iki ayrı kemikten oluşur.

    Mesial 
    Ağzın orta çizgisine bakan diş yüzeylerini ifade eder.

    Mesnet 
    Sabit ya da çıkarılabilir bir köprüye çıpa görevi gören diş ya da dişler

    Mine 
    Diş kuronunu (diş eti çizgisinin üstü) kaplayan sert doku.

    Molar 
    Ağızda altı-oniki ve yirmi yaş dişlerinin genel adı.

    Mouthguard 
    Dişleri darbe ve yaralanmalardan korumak üzere dişlere takılan yumuşak koruyucu alet. Ağız koruyucu.

    Mukoza 
    Oral kavite içindeki, pembe ya da kırmızı ince zar.

    Novocain 
    Lokal anestezi için önceden kullanılan isim.

    Okluzal Travma 
    Dişleri sıkma, gıcırdatma gibi, dişlere fazla baskı uygulandığı zamanlarda ortaya çıkar. Eğer kontrol edilmez ise hızlı bir şekilde ataşman ve kemik kaybına sebep olur.

    Oklüzal 
    Azı dişlerinin ısırma yüzeylerini ifade der.

    Oklüzyon 
    Alt çenenin tüm pozisyonlarında ve hareketlerinde alt ve üst dişlerin nasıl temas ettiğini ifade eder. Kapanma

    Oral Cerrahi 
    Ağızdaki cerrahi işlemler; örneğin diş çekimi, kist ve tümörlerin temizlenmesi ve kırık çene kemiğinin onarımı.

    Oral Hijyen 
    Ağız temizliğinin sağlanması işlemi.

    Oral ve Maxillofacial Operator 
    Ağız ve destekleyen yapılardaki hastalıklar, yaralanmalar ile bozulmaların tanısı ve cerrahi tedavisi ile uğraşan uzman. Genellikle diş hekimliğinden sonra 4 yıllık eğitim gerektirir.

    Ortodonti 
    Dişlerin ve çeneler arası ilişkilerin şekil ve konum bozukluklarını tedavi eden diş hekimliği alanı.

    Ödem 
    Diş eti dokularında su toplanmasıyla oluşan şişlik.

    Ölçekleme 
    Diş yüzeylerinden plak ve sert taşların dikkatlice temizlenmesi.

    Ön Dişler 
    Ağzınızın ön tarafına yerleştirilmiş 6 adet kesici diştir. Çiğnemekten öte ısırmak amacıyla kullanılır.

    Palatal 
    Ağzın üst kısmı, damak.

    Palyatif Tedavi 
    Esas olarak ağrıyı azaltmak ya da ortadan kaldırmak için tasarlanmış tedavi.

    Pamukçuk 
    On ila on dört gün devam eden beyazımsı genellikle yuvarlak ağız yarası.

    Papilla 
    Her bir diş arasındaki ‘v’ şeklindeki diş eti dokusunu ifade eder.

    Parestezi 
    Vücudun bir kısmında hic kaybı.

    Parlatma 
    Bakteri plağını, pelikül ve lekeleri temizlemek üzere uygulanan bir yöntem. Düşük hızla çalışan bir cihazın ucuna içinde parlatıcı macun bulunan bir kap ile dişlerin ovulması şeklinde uygulanır. Beyazlatma.

    Patlama 
    Dişlerin diş etlerinin içinden görünme süreci.

    Patlamamış Diş 
    Henüz diş etinden çıkmamış ve çenedeki doğru yerini almamış diş.

    Pedodonti 
    Çocukların tedavisine odaklanmış diş hekimliği uzmanlık alanı.

    Pelikül 
    Bakteri plağı oluşumundaki ilk adım. Pelikül, tükürükte bulunan yağ ve proteinleri içeren, şeffaf ve ince tabakadır. Dişleri temizledikten sonraki birkaç saniye içinde Pelikül tabakası oluşur.

    Periodontal 
    Dişleri destekleyen kemik ya da diş eti dokusuyla ilgili

    Periodontal Apse 
    Bir dişin etrafını çevreleyen diş eti dokusundaki akut enfeksiyon. Enfeksiyon kapmış bölgede, kırmızılık, şişlik, kanama, ağrı ve kemik kaybı görülebilir.

    Periodontal Hastalık 
    Dişi destekleyen yapılardaki hastalık

    Periodontal Lifler 
    Dişleri çene kemiğine bağlayan liflerdir. Periodontal lifler bir ucundan semente, diğer ucundan da çene kemiğine bağlıdır.

    Periodontal Prob 
    Periodontal ceplerin derinliğini ölçmede kullanılan bir alet

    Periodontist 
    Diş etleri ve dişleri destekleyen yapıları tedavi eden uzman.

    Periodontit 
    Alveol/çene kemiğinin erimesine yol açan bir tür periodontal hastalık

    Plak 
    Sert diş yüzeylerine yapışan ve ancak diş fırçası, diş ipi gibi ağız bakım ürünleriyle temizlenebilen bakteri plağı. Tartar.

    Plasebo 
    Bir hastalığın, fiziksel olarak tedavi ile değil, hasta tedaviye inandığı için iyileşmesi temeline dayalı tedavi.

    Porselen Kron 
    Bir ön dişin rengini ve/veya şeklini değiştirmek ya da tamir etmek için dişin önüne ya da üstüne yapıştırılan ince porselen tabakası.

    Post 
    Bir kanal tedavisinden sonra dişin kök kanallarının içine yerleştirilen ince metal, fiber veya titanyum çubuk; kayıp diş yapısının yerine geçmekte kullanılan malzemeden yapılmış “çekirdek” için destek.

    Post-Cure 
    Kayıp diş yapısının yerine geçen bir post ve malzeme.

    Posterior Teeth 
    Öğütmeye yarayan azı dişlerini ifade eder.

    Post-Kuronp 
    Post-core ile kuronu birleştiren tekil yapı.

    Premolar 
    Arkadaki iki büyük azı dişi ile kanin (köpek dişi) arasındaki iki küçük azı dişini ifade eder. Küçük azı dişleri.

    Prognoz 
    Bir tedavinin olası sonucu.

    Proksimal 
    Komşu dişlerin yüzeyleri proksimal yüzeyler olarak adlandırılır

    Prophylaxis 
    Diş hastalıklarını önlemek üzere dişlerin yüzeylerindeki yumuşak ve sert tortuların diş hekimlerince temizlenmesini ifade eden koruyucu amaçlı bir tedavi yöntemi.

    Prostodontist 
    Dişlerin düzeltilmesi, kayıp dişin yerine köprü ve protezlerle diş yapılması ve normal öklüzyonu sağlama konularında uzman diş hekimi

    Protez 
    Alt ya da üst çene için yapılmış, kısmi ya da tam set halindeki suni/takma dişler.

    Pulpa 
    Dişin ortasındaki canlı dokudur. Dentinin içine yerleştirilmiş olan pulpanın yapısında sinir hücreleri ve dişi besleyen kan damarları bulunmaktadır.

    Pulpa Haznesi 
    Pulpun olduğu dişin merkezi ya da en iç yeri.

    Pulpa Şapkası 
    Açığa çıkmış pulp’un küçük bir bölümünü kaplayan ilaçlı kaplama.

    Pulpektomi 
    Çocukların dişlerindeki pulpun tamamen alınması.

    Pulpitis 
    Pulp’un iltihaplanması; diş ağrısının önemli bir sebebi

    Pulpotomi 
    Pulp’un alınması

    Pyorrhea 
    Diş eti hastalığının genel adı

    Radyografik 
    Röntgen filmi ile ilgili.

    Re-Implantasyon 
    Tedavi edilecek dişin ağız ortamı dışında tedavisi yapıldıktan sonra tekrar yerine takılması işlemi.

    Remineralizasyon 
    Demineralize olmuş (çürümüş) lezyonlara diş mineralleri yerleştirerek çürüme sürecinin tersine çevrilmesi, çürümenin durdurulması.

    Restorasyon 
    Kaybedilmiş diş ya da diş yapılarının yenilenmesi, onarılması işlemi. Köprüler, dolgular, kronlar ve implantlar vs..

    Ruber Dam 
    Bir ya da daha fazla dişi nemden korumak ve boğazın gerisine birşey gitmesini engellemek için kullanılan yumuşak lateks örtü.

    Scaling 
    Dişler üzerindeki sert tortu ve birikintilerin temizlenmesi. Plak Temizleme.

    Sement 
    Dişlerin köklerinde bulunan ve dişlerin çene kemiğine tutunmasını sağlayan, dişteki en yumuşak yapıdır.

    Sert Damak 
    Ağzın üst tarafındaki kemikli bölüm, damak.

    Slouging 
    Cansızlaşan diş eti dokusunun canlı dokudan soyularak ayrılmasıdır. Soyulma.

    Soft Palate 
    Damağın arka tarafındaki yumuşak bölge. Yumuşak damak

    Subgingival 
    Diş eti çizgisinin altındaki, dişi çevreleyen hendek şeklindeki bölge.

    Sulkus 
    Diş ve diş etinin birleştiği bölge

    Supragingival 
    Diş eti çizgisinin üzerindeki bölge. Diş etinin dış yüzeyi.

    Süt Dişleri 
    Bebeklerin ilk çıkan dişleri.

    Süyek 
    İki ya da daha fazla sayıda dişi, daha güçlü tek bir yapı haline getirmek için birleştirmek

    Tam Protez 
    Alt ya da üst dişlerin yerine kullanılabilen çıkarılabilir protez.

    Tartar 
    Bakteri plağının ağızda kireçlenerek oluşturduğu sert yapışkan madde. Dişe yapışan, bakteri ve mineraller içeren sert birikim.

    Temizleme 
    Genellikle diş eti çizgisinin üzerindeki dişlerden plakların ve calculus’un temizlenmesi.

    Tmd 
    Temperomandibular bozukluk; yüz ağrısı ve çene açma/hareket ettirmede sınırlı hareket kabiliyeti ile karakterize bir durum..

    Tmj 
    Temporomandibular Eklem; alt çeneyi kafa tasına bağlayan eklem.

    Tmj Bozukluğu 
    Yüz ağrısı ve çene açma/hareket ettirmede sınırlı hareket kabiliyeti ile karakterize bir durum.

    Transplant 
    Bir dişin çekim boşluğuna kişinin doğal dişinin yerleştirilmesi

    Travma 
    Yumruk, kimyasallar, aşırı sıcaklar ya da kötü diş yapılanmasayla meydana gelen yaralanma.

    Tükürük 
    Ağızdaki su, enzimler, bakteriler, mukus, virüsler, kan hücreleri ve sindirilmemiş yemek parçacıkları barındıran renksiz sıvı.

    Tükürük Bezleri 
    Dil ve yanakların altında bulunup tükürük üreten bezler.

    Uyku Apnesi 
    Uyku sırasında nefes alıp vermedeki periyodik durma ya da gecikme

    Üst Protez 
    Üst çeneye ait protez.

    Veneers Kaplama 
    Diş rengindeki maddelerden, dişe tam uyacak şekilde yapılan bu ince kaplamalar ön dişlere yapıştırılarak dişlerin daha güzel görünmesini sağlar.

    Ventral Yüzey 
    Alt yüzey. Özellikle dilden bahsederken kullanılan ‘Dilin ventral yüzeyi’ dilin alt yüzeyi/tarafı anlamına gelmektedir

    Xerostomia (Kserostomia) 
    Ağız kuruluğu

    Yapıştırma 
    Sıklıkla ön dişlerde bir dişin şeklini ya da rengini değiştirmek için veya tamir amacı ile uygulanan diş rengindeki reçine.

    Yer Tutucu 
    Bebek dişlerinin erken kaybı durumunda daimi dişin yerine gelmesi için aradaki boşluğu koruyan diş apareyleri.

    Yirmi yaş dişleri 
    Genellikle 18-25 yaşları arasındayken çıkan üçüncü molar diş.

    0638

    VN:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0.0/10 (0 votes cast)
    VN:F [1.9.22_1171]
    Rating: 0 (from 0 votes)