Created by potrace 1.14, written by Peter Selinger 2001-2017

Sistemik hastalıklar

  • 0815a

    Diş hekimliğinde sistemik hastalıkların rolü çok önemlidir. Vücuttaki tüm sistemleri birbirleri ile uyumlu biçimde çalışmaktadır. Ağız ve dişler, solunum ve sindirim sisteminin ilk basamağındadır ve bu sistemler ile bire bir ilişkilidir. Ağız hastalıkları, direkt ve dolaylı olarak tüm vücudu etkileyebildiği gibi, vücudumuzdaki bazı hastalıklar da belirti ve bulgularını ağız ortamına yansıtır.

    bos

    0794 Şeker hastalığı (Diabet)

    0796a

    Tüm vücudu olduğu kadar ağız ve dişleri de en çok etkileyen, ve toplumda görülme sıklığı en çok olan sistemik hastalıkların başında diabet (Şeker hastalığı) gelmektedir. Diabet, vücudun, kandaki şeker oranını tam olarak ayarlayamaması olarak tanımlanabilir.

    Diyabetin iki tipi vardır:

    1) Tip I diabet (insüline bağımlı diabet): Bu hastalarda pankreastan insülin yapımı ya çok azalmış veya durmuştur. Bu durumda kanda insülin yoktur. Kan şekeri düzeyini dengelemek için dışarıdan enjeksiyon ya da tablet yoluyla insülin vermek zorunludur. Genellikle çocuklarda ve genç erişkinlerde, erken yaşlarda görülür.

    2) Tip II diabet (insüline bağımlı olmayan diabet): Bu hastalarda pankreasta ileri yaşlara kadar normale yakın düzeyde insülin yapımı vardır. Ancak insülinin etki etmesini sağlayan mekanizmada bozukluk vardır. Şişmanlık ve yanlış beslenme bu duruma sebep olabilir. Hastaların çoğunluğu 40 yaşın üzerinde ve şişmandır, ailelerinde diyabetli akrabaları vardır.

    Diabetli hastalarda ağız mukozası kuru ve ağrılıdır. Mantar ve diğer enfeksiyonlar daha sık görülür ve iyileşmeleri zordur. Bu hastalarda yara iyileşmesi de daha yavaş olur. Ağız kuruluğu ve buna bağlı olarak asetonumsu ağız kokusu görülür. Şeker hastalarının diş sağlıklarını etkileyen en sinsi tehlike, bu kişilerde dişleri taşıyan kemiklerde (alveol kemiği) yıkım olmasıdır. Bu yıkım bazen son ana kadar belirti vermez ve dişlerin sallanması ile ortaya çıkar. Diabet hastaları, ağız sağlıklarına çok özen göstermeli ve dişlerini kaybetmemek için herkesten daha çok gayret göstermelidir. Bunun sebebi, diş kayıplarında sık uygulanan bir yöntem olan implantın, şeker hastalarında, sağlıklı bireylere göre daha az başarılı olmasıdır.

    bos

    0794 Tansiyon

    0798

    Tansiyon, kan basıncını ifade eden terimdir. Tansiyonun 9.0 (küçük) ve 14.0 (büyük) daha fazla olması durumunda hipertansiyondan söz edilir. Tansiyonun kontrolsüz yükseldiği durumlarda baş ağrısı ve baş dönmesi, dişlere yansıyan ağrı, görme kaybı ve nadir durumlarda beyin kanaması görülebilir. Yüksek tansiyonlu hastalarda diş tedavileri yapılmadan önce mutlaka doktorundan onay alınmalı ve kullandığı ilaçlar tekrar değerlendirilmelidir. Özellikle cerrahi işlemler sonrasında kanama kontrolünde zorluk olabilir. Bu sebeple özellikle kan sulandırıcı ilaçların dozu (aspirin, kumadin, ve salospir gibi) doktor kontrolü ile tekrar ayarlanır. Tansiyon hastalarında dikkat edilmesi gereken başka bir nokta, diş tedavisinin kendi başına bir tansiyon sebebi haline getirilmemesidir. Bazı hastalar tedaviden korktukları için tansiyonları çıkabilmektredir. Bu anlamda hekim, hastasını rahatlatabilmeli, diş tedavisi tansiyonun sebebi olmamalıdır.

    bos

    0794 Tiroid hastalıkları

    0799a

    Tiroid bezinin normalden fazla çalışması ve fazla hormon salgılamasına Hipertiroidi denir. Bu hastalarda bazal metabolizma hızı artmıştır. Bu hastalarda erken diş eti rahatsızlıkları, dişlerin sürme zamanlarında değişim, erken çene gelişimi görülebilir. Ayrıca ağız mukozasında tümörler ve enfeksiyon görülebilir. Bu hastalarda epinefrin ve adrenalin kullanımında çok dikkatli olunmalı, mutlaka hekiminden konsültasyon alınmalıdır. Hipotiroidi durumlarında (tiroid bezinin az çalışması) ise dilde büyüme, dişlerde çapraşıklık görülebilir. Tıbbi durum kontrol altında olduğu sürece diş tedavisi kolaylıkla yapılabilir.

    bos

    0794 Radyoterapi

    0801a

    Kanser tedavisi, genel vücut direncini oldukça düşürür. Radyoterapi ve kemoterapinin ağız ve diş sağlığı üzerindeki etkisi, tükürük bezlerinin salgılarının azalması, ağız mukozasının kuruması ve yaralanmaya daha açık hale gelmesi ve diş temizliğinin güçleşmesi ile birlikte ortaya çıkar ve uzun vadede diş çürükleri ve diş kaybı ile sonlanır. Tedavi sırasında vücut, enfeksiyonlara daha da açıktır. Bu tedaviler sırasında diş tedavilerinde kullanılan antibiyotiklerin de kullanımı kısıtlanabilir. Bu açıdan, kanser tedavisi henüz planlanma aşamasındayken, tüm diş tedavileri planlanmalı, gerekli diş tedavileri, çekimleri ve dolguları yapılmalıdır. Tedavi sırasında yapay tükürük, flor ve diş cilası gibi çürümeyi önleyici önlemler alınabilir.

    bos

    0794 Hamilelik

    0802a

    Hamilelik esnasında diş kayıplarının olması, yanlış bilinen bir inanıştır. Yaygın kanının aksine hamilelik sırasında kemiklerden, özellikle de dişlerden kalsiyum çekilimi olmaz. Hamilelikte ağız bakımının bozulmasının sebebi, hem bulantıya bağlı diş fırçalayamama, hem kandaki bazı hormonal değişiklikler, hem de anne adaylarındaki fiziksel yorgunluktur. Hamilelik eğer planlanmışsa, öncesinde tüm diş tedavileri yapılmalıdır. Hamilelik sırasında diş tedavisi yapılması arzu edilmez, bununla birlikte 3-6 aylar arasında acil tedaviler yapılabilir. Gebe hanımlar, düzenli aralıklarla diş hekimini ziyaret etmeli, diş kaybına karşı gerekli önlemleri almalıdır. Düzenli ve kontrollü bir hamilelik süreci geçirilirse ağız sağlığı konusunda endişe edecek bir durum ortaya çıkmaz.

    bos

    0794 İlaç kullanımı

    0803a

    Kullandığınız ilaçlar, diş tedavileriniz sırasında kullanılan ilaçlarla etkileşim yapabilir, ya da sistemik durumunuzda değişikliklere sebep olabilir. Bu sebeple diş hekiminize kullandığınız ilaçlarla ilgili detaylı bilgi vermeyi unutmayın. Kullandığınız ilaçların etkileri aşağıdaki gibidir.

    – Antiartritik, Antipiretik, Antienflamatuar: Tat alma bozuklukları

    – Antibiyotikler: Mantar enfeksiyonları

    – Antikoagülan: Kanama bozuklukları

    – Antikonvülsan: Yanak mukozasında yaralar, tat alma bozuklukları

    – Antihipertansif : Tükürük salgısı bozuklukları

    – Antineoplastik: Mantar, kanama, virüs enfeksiyonları, aftöz stomatit, veziküloülseratif stomatit

    – Kortikosteroidler, İmmunsupressantlar, Antiproliferatifler: Mantar enfeksiyonları, rekürent oral viral enfeksiyonlar, vesikuloulseratif stomatit

    – Kas gevşeticiler: Tükürük salgısı fonsiyon bozuklukları

    bos

    0794 Bağ doku hastalıkları

    Bağ doku hastalıkları, ağız mukozasını, diş etini ve dili ilgilendiren yapılarda lezyonlara sebep olur. Bu lezyonlar ağrılıdır, ağız temizliğini, beslenmeyi ve konuşmayı etkiler. bu rahatsızlıklar arasında psoriarisis, romatoid artrit, sjögren sendromu, sistemik lupus eritromotozus sayılabilir..

    bos

    0794 Organ nakilleri

    0804a

    Organ nakilleri sonrasında, hastalar genellikle bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar kullanır. Bu ilaçlar hem enfeksiyonların baskılanmasını engeller, hem de genel direnci düşürür. Bu hastaların dikkat etmesi gerekenler, günlük antibakteriyel ağız gargaraları, düzenli hekim kontrolleri, cerrahi girişimlerde antibiyotik kullanımıdır.

    bos

    0794 HIV

    0807a

    AIDS olarak da bilinen HIV, bağışıklık sisteminin zayıflaması ile ortaya çıkan sistemik bir hastalıktır. Bu hastalığın kendisi ölüm sebebi değildir ve günümüzde AIDS hastaları diğer bireyler gibi konforlu bir yaşam sürebilmektedirler. Bu hastalarda diş hekimini ilgilendiren, sık sık tekrarlayan ağız içi lezyonlarıdır. Hastaların ağız bakımlarını tam yapmaları, sık sık tekrarlayan aftlara dikkat etmeleri gerekmektedir. Bu hastalar durumlarını saklamamalı, hekimlerin gerekli önlemi almalarına fırsat vermelidirler. Gerekli önlemler alındıktan sonra, tüm tedaviler yapılabilir.

    bos

    0794 Kalp hastalıkları

    0810a

    Diş hekimi önce hastadan iyi bir anamnez almalıdır. Hastada anjinayı başlatacak durumlardan kaçınmalıdır. Mutlaka kardiyologla konsültasyon yapmalıdır. Anjina nöbeti aşırı egzersizle geliyorsa ve oral nitro gliserinle kontrol altına alınıyorsa, yakın zamanda anjina atağı olmamışsa basit cerrahi işlemler yapılabilir. Yeni anjina geçirmiş hastalarda ve anstabil anjinası olanlarda genel anestezi 3 ay ertelenmelidir ve herhangi bir dental cerrahi müdahele yapılmamalıdır. Dental tedavi sırasında hasta anjina ağrısı hissederse ve anjina hikayesi veriyorsa 0.5 mg nitrogliserin dil altına konmalı, oksijen verilmeli ve hasta oturur pozisyonda tutulmalıdır. Kalp kapak lezyonu olmadıkça bu hastalarda endokardit tehlikesini önlemek için antibiyotik vermeye gerek yoktur. Konjenital kalp hastalıklarında her iki dentisyonda da sürme gecikmeleri görülür. Genel anestezi risklidir. Kanama eğilimleri ve enfektif endokardit riski vardır. Kanama eğilimleri trombosit fonksiyon bozukluğu ve siyanotik konjenital kalp hastalığında fibrinolitik aktivitenin artması nedeniyledir. Diş çekimi kalp, solunum, kanama ve enfektif problemlere neden olabilir. Hastalardan tedaviden önce konsültasyon istenmelidir. Hastalara antibiyotik proflaksisi uygulanmalıdır.

    bos

    0794 Astım

    0813a

    Astım hastalığı, hava yolunun aşırı duyarlı olması halidir. Ağız mukozasında bazı durumlarda ödem oluşur ve nefes almayı zorlaştırır. Öksürük, hırıltı, nefes alma zorluğu gibi belirtileri vardır. Bunu tetikleyen etkenler, alerjenler, sigara, stres, kimyasallar ve bazı ilaçlardır. Hastaların dikkat etmesi gerekenler, gerekli ilaçlarını yanlarında bulundurmak, sabah erken saatlerde tedaviye gelmek, gereksiz strese girmemek ve diş hekimi korkusunu bastırmaktır.

    bos

    0794 Ateşli Romatizma

    0812a

    Eklemlerde gezici nitelikte ağrı, şişlik, kızarıklık ve sıcaklık; kalpte kapak harabiyeti, kalp yetersizliği; kol, bacak ve yüzde çeşitli (tik gibi) istemsiz hareketler, deride dalga, dalga kızarıklık; deri altında nohut gibi şişlikler yapabilen bir hastalıktır. Diğer etkilerinin önemsiz ve geçici olmasına karşın, kalp kapaklarındaki etkisi en tehlikelisidir ve ömür boyu kalıcı olabilen arızalar bırakabilir.

    bos

    0794 Diyaliz Hastaları

    Diyaliz tedavisi gören hastalarda genel olarak bağışıklık mekanizmasında zayıflama ve enfeksiyona yatkınlık vardır. Bu hastaların, ağız bakımlarına daha fazla dikkat göstermesi ve olası sorunlarda hemen diş hekimlerine başvurması gerekmektedir. Bu hastaların tedavisini diş hekimi, diyalizden sorumlu hekimi ile konsültasyon yaparak planlayacaktır.

    VN:F [1.9.22_1171]
    Rating: 2.0/10 (1 vote cast)
    VN:F [1.9.22_1171]
    Rating: +2 (from 2 votes)
    Sistemik hastalıklar, 2.0 out of 10 based on 1 rating